Müziksokagi

Yurtdışında Ülkemizi Dövme Sanatı İle Tanıtan Usta: Emre Cebeci

CrazyBoy tarafından 13 Eylül 2008 Cumartesi günü, saat 13:44'de yazıldı.

dogme

dogme

Emre Cebeci, dövme hakkında bilmek istediklerinizi ve ülkemizde dövmeye bakış açısının deÄŸiÅŸimi ile ilgili merak edilenleri cevaplıyor…

Emre Cebeci, sanatçı bir ailenin çocuÄŸu. ‘93 senesinde bir dövme atölyesinde çırak olarak baÅŸladı ve çizime olan kabiliyeti sayesinde hızla geliÅŸerek ‘97 senesinde Mimar Sinan Üniversitesi Geleneksel Türk Sanatları bölümünün sınavlarını kazandı. Hattat olmaktansa grafik veya resim bölümünde okumanın kendisini mesleÄŸinde daha iyi yerlere götüreceÄŸini düşünüyordu ancak iÅŸler sandığı gibi ilerlemedi. Dövmecilik mesleÄŸinden gelen sabır, disiplin ve titizliÄŸin tüm geleneksel sanatlar için olmazsa olmaz deÄŸerler olduÄŸunu anladı.

- Yurtdışındaki tattoo sistemi bizimkinden biraz farklı sanırım. Çok güzel ve büyük dövme dergilerine sahipler. Sen de bu büyük dergilerde bizi Türkiye’den temsil ettin ve röportajlarını o dergilerde gördün. Nasıl iletiÅŸime geçtiniz?

E.C.: Ben onlara ulaÅŸtım. Zaten takip ettiÄŸim dergilerdi. Tattoo Wear Magazine bir tanesi. Almanya’da yayınlanıyor. Avrupa’nın hemen hemen her yerine dağıtımı yapılan bir dergi. DiÄŸeri de İskandinavya Tattoo Magazine. O da İskandinavya’daki 3-4 ülkede yayınlanıyor. Bu tarz belli baÅŸlı dergilere mail attım. Ortak bir cv hazırladım. YaÅŸadığım ait olduÄŸum memleketin sanatları üzerine bir akademik eÄŸitim aldım ama dövmeciyim. Dövme mesleÄŸini icra ediyorum ve bu akademik bilgiyi bu ÅŸekilde icra ettiÄŸim zaman dikkatlerini çekebileceÄŸimi düşündüm ki öyle de oldu. Geri dönüşler çok hızlı oldu.

- Bekliyor muydun bu kadar hızlı bir dönüşü?

E.C.: Açıkcası bekliyordum. Çünkü yılların bir birikimi var ve akılcı hareket ettiğimi düşünüyorum. Karşılığını da alınca bu şekilde düşünmekte haklı olduğumu gördüm. Ancak bunun sadece kendim için değil bu ülkede diğer bu mesleği icra eden insanlara da ilham vererek önümüzü biraz daha açabileceğimi ümit ettim ve bunun mutluluğunu yaşıyorum. Yoksa kendimi kurtarayım gibi bir düşüncem yok. Ama bu işin ele alınım ilkelerinin olduğunu düşünüyorum ve bu ilkelere riayet edildiği sürece Avrupa, Amerika ve dünyaya açılmanın çok da büyütülmeyecek bir şey olduğunu düşünüyorum. Oyunu kuralına göre oynadığın zaman kazanan sen olursun.

- Kendini tanıtırken nelerden bahsettin yurtdışındaki magazinlere?

E.C.: Şöyle söyledim; “Türkiye müslüman bir ülke. Müslüman bir toplumda tattoo ya diÄŸer toplumlardan daha önyargılı bir ÅŸekilde bakılıyor. Ancak Türkiye coÄŸrafi konumu itibari ile hem doÄŸunun hem de batının ortasında yer aldığı için diÄŸer islam ülkeleri kadar dış dünyaya kapalı deÄŸil.Türkiye’nin GüneydoÄŸu’daki illerinde ufak bir etnik grup tarafından yüzlerce yıldır uygulanan bir dövme geleneÄŸi de var. Türkiye’de 1990 yılından beri yüzlerce tattoo stüdyosu açıldı ve binlerce kiÅŸi tattoo sahibi oldu. Günümüz Türkiye’sinde neredeyse tattoo sıradan bir hal aldı. Ancak sanatsal yetkinliÄŸe sahip tattooistler henüz çok az.” Kendimden ve okuduÄŸum bölümden de bahsettim. Geleneksel Türk El Sanatları , Hat Ana Sanatları. Geleneksel Türk İslam Sanatları gerek uygulanırlığındaki disiplin ve detay, gerekse de konularındaki motifler ve kurguları itibariyle geleneksel tattoo sanatlarıyla birçok ortak özellik taşıyor. İkisini birbirinden ayıran en belirgin özellik ise birinin asırlardır sadece İslam dininden aldığı ilhamla kendini geliÅŸtirebilmiÅŸ olması, bu yüzden geleneksel İslam Sanatlarında kullanılar motifler izole bir çevrenin içerisinde hapsolmuÅŸ durumdalar. Bu motifler dövme sanatı için hazine deÄŸerinde. Bunu vurgulamak istedim onlara ve çalışmalarımı ekledim ve mail attım. iki gün içinde geri döndüler. Bu dergiler benzerlerinden ÅŸu ÅŸekilde ayrılıyor; kültürel anlamda çok derinlikli ele alıyorlar bu konuyu.

- Peki sence 1990 senesinden beri ne kadar değişti tattooya bakış açısı ülkemizde?

E.C.: Aslında doÄŸal olarak deÄŸiÅŸti ve deÄŸiÅŸmek zorundaydı zaten bakış açısı. 20 sene geçti aradan. Ben baÅŸladığımda dövme yapmaya sene 93′tü ve o zaman daha büyük ayrıcalıktı dövme sahibi olmak. Åžu anda çok fazla seçeneÄŸin var, adamını seçebilirsin motifini seçebilirsin, internet elinin altında bir derya. 20 sene önce çok ciddi bir kaygı duyardık, askere giderken vs. dövmenin problem olacağıyla ilgili. Benim vücudum dövme dolu askere gittim geldim ve orada ÅŸunu gördüm; orada ülkenin en yalın hali var. İstanbul’da yaÅŸayan biri olarak İstanbul’dan Türkiye’ye bakarak çok fazla fikir sahibi olamazsınız. Ama askerde gittiÄŸin herhangi bir ÅŸehrin herhangi bir ilinde Türkiye’nin dört bir yanından insanlar ve kendini memleketinin tam ortasında herkesin içinde hissediyorsun ve o kültürü orada gerçekten deneyimleyebiliyorsun. Askere gittiÄŸimde hemen herkesin üzerinde dövme vardı. Hatta üzerindeki dövmeye göre sana not veriyorlar. Birinin üzerinde Azrail de var, diÄŸerinin kolunda peace iÅŸareti de var. Bunun ayrımına ve farkındalığına insanımız varmış. Bu da 20 sene sonunda olması doÄŸal birÅŸey. Sadece benim ÅŸu saatten sonraki ümidim benim baÅŸladığım ÅŸeyi insanların devam ettirmesi. Bu konuda da çok umutluyum.

*FotoÄŸraflar, Emre Cebeci’nin yaptığı dövmelerden sadece birkaçıdır.
**İlk fotoÄŸraf Malt ve üçnoktabir gruplarının bas gitaristi Cenk Turanlı’ya aittir.

Etiketler: , , , ,

Kategori: Yerli Müzik

Yorum Yok

Henüz Yorum Yapılmamış .

Yorum yapın

XHTML: Kullanılabilir etiketler: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Comment moderation is enabled. Your comment may take some time to appear.

Forum

Yerli Klipler

Yabancı Klipler

Türkçe Şarkı Sözleri

Yabancı Şarkı Sözleri

Duvar Kağıtları