Müziksokagi

Sıla , “İçimdeki kadınlar konuştu”

CrazyBoy tarafından 21 Kasım 2007 Çarşamba günü, saat 19:07'de yazıldı.

Son dönemin adından sıkça bahsettiren ismi Sıla, “Hedefim ölene kadar şarkı söyleyip yazmak” diyor.

Sıla (Gençoğlu), ‘Çakkıdı’yı anımsatan ‘… dan sonra’ şarkısıyla müzik piyasasına adımını attı. Türkiye onun sesini ‘Sıla’ dizisinin beğenilen parçası ‘Töre’yle tanımıştı. Şimdi, dört yıllık bir çalışmanın ürünü olan albümü, yedi sene Kenan Doğulu’nun arkasında vokal yapmış olmanın özgüveniyle müzikseverlerin teveccühünü bekliyor.


Ozan Doğulu’nun prodüktörlüğünü yaptığı albümdeki şarkıların sözleri, bir tanesi Gözde Kansu’yla, bir tanesi de Sezen Aksu’yla ortak olmakla birlikte, Sıla’ya ait. Yalın ve Efe Bahadır’ın bestelerinin de yer aldığı albümün aranjmanlığını Ozan Doğulu, Murat Yeter, Mustafa Ceceli, Efe Bahadır ve Nedim Ruacan yapmış. Sıla, bugüne kadar Ferhat Göçer’e ‘Vur Kadehi Ustam’, Kenan Doğulu’ya ‘Boğaziçi’ ve Emel Müftüoğlu’na ‘Ağla’ isimli parçalarını vermiş. “Yazdığım şeyleri paylaşmayı seviyorum. Müzikal açıdan ancak böyle zenginleşebiliriz” diyor.

Müzikle ne zaman haşır neşir olmaya başladınız?

Çocukluğumdan beri iki hayalim vardı. Fransızca öğrenmek ve müzikle uğraşmak. Denizli’de Fransızca eğitim veren bir okul yoktu. İlkokuldan sonra İzmir’e, anneannemin yanına gittim. Tevfik Fikret Lisesi’ne yazıldım. Hem Fransızca eğitim veren bir okul, aynı zamanda sosyal faaliyetler son derece gelişmiş. Ortaokuldan itibaren Türk Halk Müziği ve Türk Sanat Müziği korolarında yer aldım. Lise birden sonra da opera ve şan dersleri almaya başladım. 11 yaşında ilk şarkımı yazdım; ‘Neyleyim’ adıyla. Ama tabii şimdi çok komik geliyor.

Lise bittikten sonra İstanbul’a geldiniz…

İstanbul Üniversitesi Fransız Dili ve Edebiyatı bölümüne girdim. Aynı zamanda müzikle ilgilenmeye devam etmeyi planlıyordum. Ama baktım ki yangınım sönmüyor; okulu bıraktım. Bilgi Üniversitesi Müzik bölümüne kaydoldum.

Kenan Doğulu’yla tanışmanız nasıl oldu?

Kız vokal arıyormuş o sıralar. Kenan Doğulu’yla birlikte çalışan Ecem Öcal çok eski arkadaşımdı. Onun aracılığıyla tanıştık. Gençlik marşı ’single’ını yapıyordu. Stüdyo vokalinde yer aldım. Memnun kaldı ve 2000-2007 yılları arasında geri vokal olarak çalıştım.

Onunla tanışmadan önce de pop yapmayı mı planlıyordunuz?

Adlandırma taraftarı değilim; ama yine bu tarzda olacaktı. Kenan’la birlikte çalışırken kendi albümüm üzerine de kafa yormaya başladım. Zaten biriktiriyordum sürekli. Ozan Doğulu’ya götürdüm şarkılarımı. Çok beğendi ve “Hadi albüm yapalım” dedi. Dört sene boyunca hazırlandık. Sabrın sonunda selamet olduğuna inanırım ben. Çok titizlendik, her şey içimize sinene kadar bekledik.

Önemli isimler albümünüze katkıda bulunmuş, uzun bir süre çalışmışsınız. Bu da beklentileri artırıyordur. Başarısız olma endişesi taşıyor musunuz?

Karamsar biri değilimdir. Tam istediğim gibi olmasaydı her şey, o zaman endişelenirdim. Hedefim ölene kadar şarkı söyleyip yazmak. Tek albümlük bir başarı hedeflemiyorum. Ölünceye kadar yazmayı, dinlemeyi, okumayı sürdürmek, yelpazeyi çok geniş tutmak gerekiyor. Bunları yaptığınız sürece gelişmeye devam ediyorsunuz ve fabrika durmuyor.
Çıkış parçanız ‘… dan sonra’ oldukça hareketli. Fakat genelde belli bir denge gözetilmiş gibi…

İçimdeki kadınlar konuştu bu albümde. Naif, kırılgan taraflarım da, agresif ve depresif yanlarım da yer alıyor. Gün içinde ruh halim çok sık değişir. Bu durum, yaptığım müziğe de yansıyor. Üzüntüyü ve sevinci uçlarda yaşıyorum.

Çoğunluk sesinizi ‘Sıla’ dizisinin müziğiyle tanıdı. Albümünüzde o parça da var…

Dizinin yönetmeni Gül Oğuz projesinden bahsettiğinde çok mutlu oldum. Hem töreyi konu etmesi, hem de bir doğu hikâyesi olması beni heyecanlandırdı. Bir şarkı yaptım onlara, beğendiler. Sezen Aksu da ‘Töre’ ismiyle bir parça besteledi ve ben söyledim. Sonra hediye etti bana şarkıyı. Albümde bu iki şarkıyı tek şarkı haline getirip kullandık.

Doğu hikâyesi olması niçin heyecanlandırdı sizi?

Doğu bana çok mistik gelmiştir hep. Doğu müzikleri başka bir yapıdadır, formları farklıdır. Enstrümanları, melodileri özeldir.

Müzik çalışmaları dışında nasıl geçiyor vakit?

Evde vakit geçirmeyi severim. Film seyrederim bol bol. Korku filmi seyredemem ama; gerçek gibi geliyor. Ruhumu cenderede hissediyorum. Kitap okurum. Milan Kundera’nın ‘Gülünesi Aşklar’ını okuyorum şu sıra. Diğer yandan da ‘Kuyucaklı Yusuf’u… Okumak küçüklükten beri süregelmiş bir alışkanlık benim için. Zaten bir şeyler yaratmaya çalışan bir insanın bunları yapması gerekiyor. Başka türlü laflarınız kalabalıklaşmaz ve zenginleşmez.

Kategori: Röportajlar, Yerli Müzik

Yorum Yok

Henüz Yorum Yapılmamış .

Yorum yapın

XHTML: Kullanılabilir etiketler: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>

Comment moderation is enabled. Your comment may take some time to appear.

Forum

Yerli Klipler

Yabancı Klipler

Türkçe Şarkı Sözleri

Yabancı Şarkı Sözleri

Duvar Kağıtları